Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Camii Açılışlarına Katıldı

03 Mayıs 2019 Cuma, 02:24

36. İl Müftüleri İstişare Toplantısına katılmak üzere Ordu’ya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ünye ilçesinde Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından yaptırılan Tatbikat Cami ile Altınordu İlçesi Akyazı mahallesinde yapımı tamamlanan Uhud Camii’nin açılışına katıldı. İlk olarak Ünye ilçende Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde yapılan ve yaklaşık 1 Milyon TL’ye mal olan Tatbikat Camii’nin açılışı gerçekleştirildi. Buradaki açılışa Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yanı sıra, Vali Seddar Yavuz, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, Ünye Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı, protokol üyeleri, din adamları, okul yönetimi ve öğrencileri katıldı. Açılış töreninde bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, cami ve okulun iç içe olduğunu hatırlatarak, bunun Türk kültür ve medeniyetinin en önemli özelliği olduğuna dikkat çekti. Açılan camii ile birlikte ibadetin yanı sıra, okulda öğrenim gören öğrencilerin ilim, irfan, hikmet dolu nesillerin yetiştirileceğini belirten Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İmam Hatiplerin kurulmasının yaklaşık 70 yol öncesine dayandığını hatırlattı. Erbaş, “Geleceğimizi inançlı, ahlaklı, bilgili, hikmet, ilim, irfan sahibi gençlere emanet etmemiz gerekir. Çünkü, İmam-Hatip’e devam eden bir öğrenci orada mutlaka ve mutlaka Kur’an-ı Kerim’i öğreniyor. İmam-Hatip’e gidip de Kur’an öğrenmeyen birisini duydunuz mu? Ne büyük bir vesiledir. ‘Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğreteninizdir’ buyuruyor sevgili Peygamberimiz. Demek ki, Peygamber Efendimizin bu müjdesine hem öğrenci, hem onun velisi, hem buna vesile olanlar, hem öğretmenler muhatap oluyorlar” diye konuştu. Konuşmasının devamında İmam-Hatip Liselerinde verilen eğitimler hakkında kısa bir bilgi veren Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İmam-Hatip okullarında dini ilimlerin yanı sıra müsbet ilimlerin de öğretildiğini ifade etti.
İki ilimin öğretilmesinde kalın duvarlarla ayrımcılık yapılmadığını söyleyen Prof. Dr. Erbaş sözlerini şöyle tamamladı: “İşte İmam-Hatipler bunun en büyük örneğidir. Hem liselerde okutulan bütün dersler var, hem de dini ilimler var. Böyle olması da gerekli. Bizim medeniyetimizin insanlığa kazandırdığı sanat dallarına da bizim sahip çıkmamız lazım. İmam-Hatipler ne kadar bizim nedeniyetimizin unsurlarına ait olan ilmi gerçekleri bilimsel olarak öğrenirler ve topluma aktarırlarsa, biz o kadar gelişen bir millet olacağız inşallah. Bütün gençlerimiz için aynı şeyi söylüyorum. Ama bugün İmam-Hatip binasının önünde olduğumuz için, onunla ilgili hususları konuşuyoruz. Gönlümüz istiyor ki, bütün neslimiz, bütün gençlerimiz aynı unsurlarla beslenerek yetişsin. Rabbim bu İmam-Hatip Lisesini yapma noktasında, inşaatında ve camimizin bu hale gelmesinde projesinden, tamamlanmasına kadar emeği geçen herkesten razı olsun. Cenab-ı Hak yapmış olduğumuz hizmetleri ikra kitabek ‘oku bakalım amel defterini’ denildiğinde bize, önümüze çıkaran ve o amel defterimizde kalın harflerle okuyabileceğimiz şekilde kayıt olan hayırlardan eylesin diyorum.” Programda Vali Seddar Yavuz da bir konuşma yaparak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kadim bir medeniyetin temsilcisi ve aynı zamanda lideri olduğuna dikkat çekerek, kendisinden beklenen davranışları ve politikaları uygulayabilmesi ve yeniden İslam dünyasıyla bütünleşebilmesinin İmam Hatip neslinin iyi yetişmesinden geçtiğini söyledi. Bu sebeple devlet politikası olarak İmam Hatipleri destekleyerek ve İmam Hatiplerin gelişmesine katkı sunduklarını belirten Vali Seddar Yavuz, bunun toplum tarafından iyi şekilde anlaşılması ve iyi bir şekilde anlatılması gerektiğinin altını çizdi. İmam Hatiplerde farklı programlar uygulanarak özellikle yabancı dil dilen bir İmam Hatip nesli istediklerinin altını çizen Vali Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı: “İmam Hatipler vahyi esas alan, aklı kullanan, medeniyet tasavvuru olan bir nesildir ve bu neslin desteklenmesi gerekir. Bu vesile ile camimizin de yapımı aşamasında kıymetli şimdiki belediye başkanımızın da heyecanla bana geldiği günleri çok net hatırlıyorum. Allah razı olsun hepsinden ki, müthiş emek ve gayret sarfettiler. Bizler de elimizden geldiği kadar destekte bulunduk ve bugün itibariyle bir de namaz kılma fırsatımız oldu. Dolayısıyla burada adı sanı bilinen bilinmeyen, kim desteklemişse, kim güzel bir söz söylemişse, kim katkı sunmuşsa hepsinden Allah razı olsun.” Caminin açılışında Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz da bir konuşma yaparak “Burada cami, lojman, okulumuzun binaları ve hemen yan tarafta da spor salonu ve pansiyon ile beraber tam bir külliye olan bu proje okulumuzda her yıl 30 öğrenci hafız, 60 öğrenci de sınavlı öğrencimiz ve yine İmam Hatip Ortaokulu kısmıyla Allah’ın izniyle yavrularımızı geleceğe hazırlamanın çabası içerisindeyiz” diye konuştu. Açılışta Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı ve Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Muammer Öztürk de birer konuşma yaparak, caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından, Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi Yaptırma ve Yaşatma Derneğinin çabaları ve hayırsever varandaşların katkılarıyla yapımı tamamlanan Tatbikat Caminin açılışı gerçekleştirildi. Altınordu İlçesinde Akyazı Uhud Camii’nin Açılışı Yapıldı Program daha sonra Altınordu ilçesi Akyazı Mahallesi Uhud Camisinin açılışı ile devam etti. Buradaki açılışa Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş, Vali Seddar Yavuz, AK Parti Ordu Milletvekili Ergün Taşçı, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Celal Tezcan, Vali Yardımcısı Adem Öztürk, Ordu İl Müftüsü Mürsel Öztürk ve davetliler katıldı. 1968 yılında yapılan ancak 2007 yılında yıkılarak, büyütülmesine karar verilen Akyazı Uhud Camii’nin açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, camilerin sadece namaz kılınan yerler olmaktan çıkması gerektiğini belirterek, camilerin aynı zamanda bir okul haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Erbaş, bunun için Türkiye’de bulunan 90 bin caminin bir eğitim yuvası haline gelmesi için çalışmalar yapıldığını ifade ederek, sözlerini şöyle dürdürdü: “Nu mutlu bize ki Ordu’da böyle güzel bir mabedi yapmak ve onu açmak nasip oldu. Rabbimize duamız şudur ki, mabedlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin inşallah. Şehadetleri dinin temeli olan ezanımız hiç bir zaman dinmesin, bayrağımız inmesin hiç bir zaman. Bunlar bizim en önemli değerlerimiz. İnşallah ülkemizde şuan sayıları 90 bin olan camilerimizi istiyoruz ki bir mektep haline getirelim, bir okul haline getirelim. Bu kadar emek sadece namaz kılınıpta insanlar dağılsın diye verilmiş olmasın. Camimizin içinde ilmihal dersi, Kur’an dersi, tefsir dersi, hadis dersi bütün ülkemiz camilerinde bu derslerin yapılmasını geçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü, bizim camilerimiz Peygamber efendimizin Medine’i Münevvereyi yani Yesrib’i, Medine’i Münevvere haline getirmek için yaptığı ilk iş olan Mescid’i Nebevinin varisleridir camilerimiz. Şimdi imamlarımıza ülkemiz genelinde 150 bin 160 bini bulan görevlilerimize diyorum ki, camilerimiz birer mektep olsun, camilerimizde milletimizin hem kendisine, hem çocuklarına, hem gençlerine eğitelim. İlim, irfan, bilgi, hikmet ile donatalım insanımızı diyorum. İnşallah bununla ilgili çalışmalarımız cami dersleri başlığı altında devam ediyor. Hem okullarımızda, hem camilerimizde Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti olan ayetlerde rabbimiz okumamızı istiyor. Kalemle yazmayı o öğretti diyor, ilimde, irfandan, öğrenmekten, öğretmekten bahsediyor. Bu ayetlerden ilhan alarak diyorum ki, bu medeniyetin çocuklarının eliden kitabın ve kalemin düşmemesi lazım. Çünkü ilk gelen ayetler okumaktan, öğrenmekten, kalemden bahsediyor. Cenabı hak bu camimizin projesinden tamamlanmasına kadar, işçisinden mühendisine kadar emeği geçen herkesten razı olsun.” Açılışta Ordu İl Müftüsü Mürsel Öztürk’te bir konuşma yaparak “Bu mabedin milletimize, Ordu’muza hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Ordu’nun ikinci en büyük camisini ibadete açıyoruz. Camimizin altınsa Kur’an kurslarımız var, işyerlerimiz var, konferans salonlarımız olacak. Ben katkısı olan kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyorum. Cenabı Hak inşallah kıyamete kadar bu camide nesiller boyu kulluk yapmayı nasip eylesin” diye konuştu.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.